Sakarya'da fuhuş operasyonunda 17 tutuklama

Sakarya Emniyet Müdürlüğü hafta sonu Karasu’da bazı gazino ve otellere eş zamanlı baskın düzenledi. 100 polisin katıldığı baskınlarda yabancı uyruklu kadınlara fuhuş yaptırdıkları öne sürülen 4’ü kadın 28 kişi gözaltına alındı. 45 kadın sınırdışı edilmek üzere İl Göç İdaresi’ne teslim edilirken, bugün Karasu Adliyesine sevk edilen 28 kişiden 17’si tutuklandı. 10 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 1 kişi ise serbest bırakıldı.
Fuhuş yapıldığı öne sürülen otellerin kapatılması için Sakarya Emniyet Müdürlüğü, Sakarya Valiliği’ne yazı gönderdi.
(DHA)

(Görüntülü Haber) 20 yaşındaki genç bahçede ölü bulundu

Olay Devegörmez Mahallesi, Hacı Mehmet Bey Sokak’ta yaşandı. Mahalle sakinleri bir evin bahçesinde yerde hareketsiz yatan bir kişiyi görünce durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede söz konusu kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi. Polis ekiplerinin yaptığı inceleme sonucunda ölen kişinin Selim Adıgüzel olduğu belirlendi. Olay yerindeki inceleme sonrası talihsiz gencin cesedi otopsi yapılmak üzere Tokat Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
(DHA)

Temizlik işçisinin cesedi kanalda bulundu

Bornova Belediyesi’nde temizlik işçisi olarak çalışan Gümüş’ün ilk belirlemelere göre dövülerek öldürüldüğü öğrenildi.
Bornova İlçesi’nde bir alışveriş merkezi yakınlarındaki arazide akşam saatlerinde bir kişinin hareketsiz yattığını görenler polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Sağlık görevlileri, boş su kanalındaki kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Polis, ölen kişinin yaklaşık 10 yıldır Bornova Belediyesi’nde taşeron temizlik işçisi olarak çalışan Kenan Gümüş olduğunu belirledi. İlk incelemelere göre, evli ve iki çocuk babası Gümüş’ün dövülerek öldürüldüğü öğrenildi. Vücudunun çeşitli yerlerinde darp ve yara izine rastlanan Gümüş’ün cansız bedeni otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
(DHA)

Didim’de kafası olmayan çocuk cesedi bulundu

Tanınmayacak halde olan cesedin denizde boğulan bir göçmene ait olabileceği belirtildi.
Edinilen bilgiye göre, Didim’de saat 15.30 sıralarında orman kampı bölgesinde balık avlayan bir vatandaş, kıyıya vurmuş bir ceset gördü. İhbar üzerine bölgeye gelen Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, yapılan incelemede kıyıya vurmuş cesedin 8 yaşlarında bir kız çocuğuna ait olabileceğini belirledi.

Savcılık incelemesinin ardından kıyıya vurmuş olan ve başı olmayan derisi soyulmuş haldeki ceset, polislerce ceste torbasına konularak cenaze aracına taşındı.
İKİNCİ BİR AYLAN VAKASI MI?
Minik çocuğun cansız bedeni Didim Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, cesedin Didim açıklarında batan botlardaki bir göçmen ait olabileceği tahmin ediliyor.
Acı manzara akıllara Aylan Kurdi vakasını getirdi. Bodrum İlçesinde, geçen 2 Eylül’de, Yunanistan’ın İstanköy (Kos) Adası’na geçmek isterken bindikleri fiber teknenin, Akyarlar Mahallesi Alihoca Burnu açıklarında alabora olması sonucu Suriyeli 3 yaşındaki Aylan Kurdi, ağabeyi 5 yaşındaki Galip Kurdi ve annesi 35 yaşındaki Rihan Kurdi’nin de aralarında bulunduğu 5 kişi yaşamını yitirmiş, minik Aylan’ın sahile vuran bedeni tüm dünyayı ayağa kaldırmıştı.

‘Aylan Kurdi’ dramının bir benzeri Yunanistan sahilinde yaşanmıştı. Yunan sahil güvenliği, cansız bedeni sahile vuran bir kız çocuğu bulmuştu.

Maltepe’de bavulun içerisinde parçalanmış ceset bulundu
BATAN BOTTA KAHREDEN GÖRÜNTÜ
Ocak ayında, İzmir’in Dikili İlçesi’nden Ege Denizi’ne açılarak yasa dışı yollardan Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçmeye çalışan kaçakların içinde bulunduğu lastik bot batmış, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu topluluğun bir kısmı, 5 kilometre yürüyerek Balıkesir’in Ayvalık Altınova Mahallesi Öğretmenler Sitesi’ne ulaşmıştı.
Vahşet kurbanı çocuk tecavüze uğramış

Onlardan biri de 45 yaşındaki Huzra Maghsoudi’uydu. Zavallı kadın kucağında battaniyeye sarılı kızı 10 yaşındaki Nergis Maghsoudi’nin cenazesini taşımıştı.

Aksaray’da bir gün arayla ikinci vahşet
‘Yakalanmasaydım 3 kişiyi daha öldürecektim’
(İHA)

Dilenci topladığı paraları ekmek arasına sakladı

Çorum’da vatandaşların şikayeti üzerine dilenci operasyonu gerçekleştiren zabıta ekipleri şehir merkezinde 6 kadını yakalayıp Zabıta Müdürlüğü’ne götürdü.

Bir dilenci ise topladığı bozuk paraları zabıtalara kaptırmamak için yanında bulunan ekmeğin içini boşaltıp gizlemesi dikkat çekti. Ancak dilencinin uyanıklığı zabıta görevlilerinin dikkatinden kaçmadı. Ekmeğin içinden 300 TL bozuk para çıktı. Haklarında yasal işlem yapılan her dilenci 105 TL para cezası kesilerek bırakıldı.
Bursa’da bir garip olay
Bir süre önce yaşanan olayda da tekerlekli sandalyeli bir dilenci zabıtayı görünce birden ayağa kalkıp yürümeye başlıyor.
Bursa’nın Gemlik İlçesi’nde pazar yerinde dilencileri toplayan zabıta memurları, ilginç görüntülerle karşılaşıyor. Tekerlekli sandalyede dilenen Hakan Dol zabıtaya önce direndi, sonra ayağa kalkıp yürüyerek pazar yerinden uzaklaşmak istedi. Gemlik’te pazar yerlerinde dilencilik yapanlara karşı zabıta ekipleri seferber oldu. Ekipler, Salı Pazarı’nda tekerlekli sandalye ile dolaşarak felçli olduğunu ve yürüyemediğini söyleyip para isteyen Hakan Dol’dan bölgeden uzaklaşmasını istedi.

Ağzında maske de bulunan Dol zabıta memurlarına direnerek, sakat olduğu konusunda ısrar etti. Zabıta memurlarının elinden tutarak kaldırdığı Dol, bu kez ayağa kalkarak tekerlekli sandalyesi ile pazar yerinden uzaklaşmak istedi. Sakat olduğunu öne süren Hakan Dol’un yaptıkları zabıta tarafından fotoğraflarla görüntülendi.

'30 bin kişilik açığımız var'

Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Mehmet Aslan’dan kentteki sağlık sorunları ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Mehmet Müezzinoğlu, yaptığı konuşmada 20 bin uzman hekim ile 10 bin pratisyen hekim açığı olduğunu kaydederek, şunları dedi:
“20 bin uzman hekim açığımız var, 10 bin pratisyen hekim açığımız var. Bu açığı nasıl kapatacağız? Burada herhangi bir suçlama yapmak istemiyorum, ama 2007 yılına kadar YÖK, ‘bu ülkede hekim fazlası var’ diye hekim kontenjanlarını 25 yıl, nüfus artış oranını da gale almadan 1987 yılından 2007 yılına kadar ‘Türkiye’de hekim fazlası var, hekim kontenjanları arttırılmamalı’ diye kontenjanlar donduruldu. 2007 yılından sonra YÖK’teki değişikliği sağlayınca ilk defa 7 bin 500 öğrenci aldık. Bir tıp fakültesi öğrencisine gelenin uzman olarak karşımıza gelmesi yaklaşık 10 yılı buluyor.”

30 bin öğretmenin ataması yapıldı
Milli Eğitim Bakanlığınca 30 bin kadro için öğretmen ataması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı törenle gerçekleştirdi. Milli Eğitim Bakanlığı, 104 branşa 30 bin öğretmenin atamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmen ataması için MEB Şura Salonu’nda düzenlenen törene katıldı. Törene Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, bakanlık bürokratları, öğretmen adayları ve aileleri de iştirak etti.
Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, ataması yapılacak öğretmen adaylarını tebrik etti.
Kura için gerekli olan numaranın 3 rakamını söyleyen Erdoğan, daha sonra Bakan Avcı ile salondaki adaylardan kura için rakam bildirmelerini istedi.

Kura numarasının “357145932” olarak belirlenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, atama butonuna “Ya Allah Bismillah” diyerek bastı.

Atama heyecanını öğretmen adayları ile paylaşan Erdoğan, atanan bazı öğretmen adaylarının ismini de söyleyerek, hayırlı olsun temennisinde bulundu.
Elektronik ortamda kura numarasına göre yapılan atama sonucunda, salondaki ekranda atandıkları illeri ve okulları gören adaylar, sevinç çığlıkları attı ve mutluluklarını yakınlarına sarılarak yaşadı.

Atama sevinci yaşayan ve göz yaşlarını tutamayan bazı öğretmenler ise sonucu yakınlarına cep telefonuyla bildirdi. Salona giremeyen adayların töreni izleyebilmeleri için bina dışında dev ekran kuruldu. Bazı adaylar da töreni buradan izledi.
Atama için ayrılan kontenjanlar
MEB, ilk atama kapsamında 29 bin 620, yeniden atama ve kurumlar arası yeniden atama kapsamında 300, milli sporcu ataması kapsamında ise 80 öğretmen olmak üzere 30 bin kadro ayırdığını duyurmuştu. Bu kadrolar için 121 bin 233 aday öğretmen başvuruda bulundu.
Aday öğretmenlerin 15 Şubat’ta yetiştirilecekleri illeri tercih edecek
İlk atama ve milli sporcuların atanması kapsamında aday öğretmen olarak atananlar, 15-18 Şubat’ta yetiştirilmek üzere görev yapacakları illeri tercih edecek.

Aday öğretmenlerin yetiştirilmek üzere il emrine atamaları 19 Şubat’ta yapılacak, ildeki görev yerleri ise 25 Şubat’ta valiliklerce belirlenecek.
Törende Bakan Avcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, öğrencilerin öğretmenlerine koşarken çekilen bir fotoğrafı hediye etti.
THY’de atama furyası
(DHA)

Ortadoğu’ya Yeni Duvar

Terör saldırılarını gerekçe gösteren Irak hükümeti başkent Bağdat çevresine duvar örüyor.
Şii liderliğindeki Irak hükümeti başkent Bağdat çevresine büyük bir duvar inşa etmeye başladı. Irak hükümeti bunun militanların saldırılarını engelleyeceğini ve kent içindeki kontrol noktalarını azaltacağını belirtiyor.
Fakat Sünniler ve Kürtler bunun başkenti Sünni bölgelerden izole etmek için siyasi bir girişim olduğunu belirtiyor.
Irak İçişleri Bakanlığı emniyet sözcüsü General Saad Maan geçen hafta başkentin 32 kilometre uzağına, kentin kuzeyine ve kuzeybatısına 105 kilometre uzunluğundaki duvarın inşasına başlandığını belirtti.
Maan, duvarın 3 metre yüksekliğinde olacağını ve bir kısmının başkent genelinde de kullanılan bariyerlerden yapılacağını söyledi.
Hükümet, duvar bölümlerinin çarpıcı şekilde güvenliği artıracağını ve kontrol noktalarının sayısını altı ay içinde yüzde 50 azaltacağını belirtiyor. Bağdat 2003’teki Amerikan işgalinden bu yana mezhep ve terör bağlantılı saldırıların hedefi oluyor.
Sünnileri ayırmak
Ancak Sünni ve Kürt liderler, duvarı kenti demografik açıdan Şiiler lehine değiştirme çabası olarak görüyor.
Sünni bir milletvekili olan ve aynı zamanda Parlamento Güvenlik ve Savunma Komitesi üyesi olan Muhammed el Karbouli, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada projenin amacının Sünni aşiretleri başkentten izole etmek olduğunu söyledi.
Karbuli, Bağdat’ı çevreleyen söz konusu bölgelerin Sünni aşiretlere ait olduğunu söyledi ve “Bu duvar kardeşi kardeşten ayıracak, bu yüzden endişeliyiz” dedi.
Karbuli, Şii militanların başkenti çevreleyen Sünni bölgeleri IŞİD’den geri aldıktan sonra demografik değişiklikler yapacağını söyledi.
Karbouli, Şii militanlar tarafından ele geçirilen bölgelerin gerçek sahiplerine geri verilmediğini tecrübe ettik dedi.
Kürtlere karşı misilleme
Bir Kürt milletvekili olan Cemal Koşar da Irak hükümetinden duvarın amacını açıklamasını istedi.
Koşar’a göre Irak hükümeti kuzey Irak’ta siper kazmaya başlayan Kürtlere misilleme yapıyor.
Kürt yetkililer siperlerinin IŞİD’e karşı savunma hatlarını güçlendirme amaçlı olduğunu belirtiyor. Ancak Irak hükümeti Kürtleri bağımsızlık yolunda fiili bir Kürt sınırı kurmaya çalışmakla suçluyor.
Koşar,”IŞİD’e karşı mevzi kazmaya başladığımızda Irak hükümeti bizi Irak’ı bölmekle suçladı ve bugün onlar başkent çevresine duvar örüyor” diyor.
Fakat Şii Ulusal Birlik üyesi milletvekili Ahmet el Bedri endişeleri yersiz buluyor ve duvar inşa edilmesi kararını ileriye doğru atılmış doğru bir adım olarak görüyor.
El Bedri Amerika’nın Sesi’ne öldürmenin, kaçırmanın ve patlamaların Bağdat’ta son dönemde arttığını söyledi. El Bedri’ye göre duvar örme, güvenliği artırmada ve terörist grupların başkente ulaşmasını engelleme konusunda gerçekçi ve yararlı bir yol.
Irak hükümeti bir açıklama yayınlayarak “Bağdat bütün Iraklıların başkenti ve hiçbir duvar vatandaşların kente ulaşmasını engellemez” dedi. Açıklama devamında “başkentin tüm vatandaşlarını terör örgütlerinden korumak bizim sorumluluğumuz” ifadesi kullanıldı.

Türkiye ve İsrail Anlaşmaya Yakın mı?

2010’dan bu yana ilişkileri buzdolabında olan İsrail ve Türkiye’nin el sıkışmanın arifesinde olabileceği belirtiliyor.
Türkiye ve İsrail’in tarihi el sıkışmaya yakın olduklarına dair kanıtlar artıyor.
Türk ve İsrail medyası bu hafta iki tarafın Münih Güvenlik Zirvesi’nde kapılı kapılar ardından yüksek düzeyli diplomatik görüşme gerçekleştirdiğini belirtiyor.
Al Monitor internet sitesinde yazan Kadri Gürsel’e göre Ankara’nın acilen İsrail’e ihtiyacı var ve bu Ankara’nın ne kadar çaresiz olduğunu gösteriyor.
Gürsel, 2009, 2010 ve diğer yıllarda İsrail karşıtı söylemlerin, Ankara tarafından bölgede etkili olabilmek için siyasi bir araç olarak kullanıldığını ama şimdi Türkiye’nin acilen İsrail ile normal ilişkilere sahip olması gerektiğini belirtiyor.
Türkiye’de İsrail’i en sert eleştiren kesim olan AK Parti iktidarı, iddialara göre önde gelen Hamas liderlerine sığınma sağlıyor. Türkiye-İsrail ilişkileri denizden Gazze ablukasını kırma çabası sırasında dokuz Türk’ün öldürülmesi üzerine askıya alınmıştı.
Kadir Has Üniversitesi’nden Soli Özel İsrail’in özür dilemesi ve öldürülen eylemcilerle ilgili tazminat konusunda anlaşmaya yakınlaşılmasının ardından iki tarafın şimdi Ankara’nın son isteği üzerinde uzlaşmaya çalıştığını söyledi. Bu talep, Gazze ablukasının kaldırılması.
Özel’e göre Gazze ambargosu dışında anlaşma neredeyse tamam ama İsrailliler ambargoyu kaldırmayacak. Yerine İsrail’in ‘ambargoyu kaldırmadık’ diyebileceği, Türklerin de ‘ambargoda delik açtık’ diyebilecekleri bir formül bulmaya çalışıyorlar. Özel, “Belki Türkler Gazze’ye erişimde ayrıcalık kazanacaklar ve inşaat işleri gibi bazı insani yardım faaliyetleri yerine getirebilecek” diyor.
İlişkilerin gelişmesinin bir işareti de geçen ay Türk ve İsrail enerji şirketleri arasında İsrail’in son dönemde bulduğu büyük doğal gaz rezervlerinin işlenmesi ve dağıtımıyla ilgili 1 milyar dolarlık anlaşmanın imzalanması. Ankara bu konuda Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmak için İsrail’in gaz rezervlerine göz dikmiş durumda. Ankara ve Moskova ilişkileri, 24 Kasım’da Rus savaş uçağının Türkiye-Suriye sınırında Türk uçaklarınca düşürülmesinden bu yana çok kötü durumda.
Ankara ayrıca Rusya’nın, bölgesel rakibi İran ile ilişkilerini geliştirmesinden de rahatsız. Ayrıca İran’ın yeniden dünya sahnesine dönmesi, Türk İsrail yakınlaşma çabalarını etkileyen bir başka etken. Özel, bunun daha geniş bölgesel bir sürecin parçası olduğunu söylüyor.
Özel’e göre, genel tehdit İran ve İran sahneye geri dönüyor. Özel, “Ambargo kaldırıldı, İran dünyanın geri kalanıyla ilişkilerini normalleştirecek. Bu Suudi Arabistan, İsrail, Türkiye ve Mısır’ı endişelendiriyor. Böylece dört ülke en azından bir konuda birbirleriyle uyumlu hale geliyor” diyor.
Uzmanlara göre Ankara, Tahran’a karşı İsrail ile ilişkilerin geliştirilmesinin öneminin farkında. Bu Ankara’ya Washington’daki imajını düzeltme konusunda da yardımcı olabilir, özellikle de Amerika’daki güçlü İsrail lobisinden destek almanın kapılarını açarsa.

Fransa’da seçim kabinesi kuruldu

Paris- Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, 2017’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi, kendisiyle birlikte iktidar yarışı verecek olan “savaş kabinesini” kurdu. Kabinenin Dışişleri Banı, tartışmalı isim Jean Marc Ayrault oldu.
Hollande, kendisine kazan kaldıran partinin sol kanadından yeşillere kadar geniş bir yelpaze içinden seçtiği yeni kabinesiyle icraatlarıyla küstürdüğü sol ve çevreci seçmenin oylarını yeniden kazanmayı hedefliyor. Fransa Cumhurbaşkanı, ilkelerine katı bağlılığına ve sert yönetimine yükselen eleştiriler nedeniyle Jean Marc Ayrault’yu istemeden Başbakanlık görevinden almış, yerine Manuel Valls’i Başbakan olarak atamıştı. Yakın dostu Ayrault’yu yeniden kabineye alan Hollande, başbakandan sonraki en önemli ikinci koltuğu olan Dışişleri Bakanlığı’na getirdi.
Eski Almanca öğretmeni ve Sosyalistlerin en tecrübeli politikacılarından birisi olan Ayrault’nun Fransa-Almanya yakınlaşması ve eski bakan Fabius’un uzun süre ihmal ettiği Avrupa Birliği krizinde adım atması umuluyor. Manuel Valls de başbakan olarak koltuğunu korudu.
Kabine değişikliğinde, Fransa’nın en büyük edebiyatçılarının dahi eserlerini bilmeyen Kore asıllı Kültür Bakanı Fleur Pellerin, sol kanat kontenjanından kabineye giren Kamu Personeli Bakanı Marylise Lebranchu ve Radikal Sol Parti kontenjanından kabinede yer alan Sylvia Pinel’in görevine son verilmesi ise sürpriz yarattı.
Yeşiller’den 3 isim kopardı
Hollande, Kültür Baknalığı’na Elysee Sarayı’ndaki kültür danışmanı Audrey Azoulay’yi atadı. Geri kalan kadrolar için solun çeşitli partilerinin liderlerini kabineye sokma taktiği izledi.
Radikal Sol Parti Genel Başkanı Jean Michel Baylet Planlama, Köyişleri ve Yerel Yönetim Bakanı, Yeşiller Partisi’nin Genel Başkanı Emmanuelle Cosse da Kentleşme Bakanı oldu. “Bakan olmak istiyorum” sözüyle Fransız medyasında alay konusu olan, hatta “Neden Bakan olmak istiyorum” diye kitap yazan Yeşiller Partisi’nin Senato’daki şefi Jean-Vincent Place ds muradına erdi. Place, Kamu Reformu’ndan Sorumlu Devlet Bakanlığı’na geldi.
Hollande, Yeşillerden 3 güçlü ismi kabineye alarak, hem kendisine isyan ederek hükümetten istifa eden Yeşiller’den politik rövanşını aldı, hem de daha önce kapıyı çarparak hükümetten çıkan Yeşiller Partisi’nin yarattığı “çevre karşıtı hükümet” imajını sildi.
Hollande hem bölgesel, hem de politik dengeleri gözeterek yeni nesil isimlerden oluşan ve seçimler öncesi toplumun beklentilerine yanıt verecek yeni bir ekip oluşturdu. Ancak yeni ve genç isimlerin yanısıra Savunma Bakanı Jean Yves le Drian, İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, Finans ve Bütçe Bakanı Michel Sapin ve yine yakın dostu Tarım Bakanı Stephane Le Foll gibi partinin ağır toplarını da korudu.
Kabine’de eşitlik de sağlandı
Hollande’ın yeni atamalarıyla daha önce kadın ve erkek bakan sayısı eşit olan kabinede bu eşitlik yine korundu. Yeni kabinede 19 kadın, 19 erkek bakan görev yapacak. Ancak ismi uzun süre Dışişleri Bakanlığı için geçen Çevre Bakanı Segolene Royal ve Milli Eğitim Bakanı Najat ValludBelkacem dışında, hiçbir büyük bakanlığa kadın bakan atanmadı.

IŞİD’in 4 Yaşındaki Celladı

Radikal İslamcı terör örgütü IŞİD, dört yaşındaki bir çocuğa adam öldürttü.
IŞİD terör örgütünün yeni videosunda, “İsa Dare” adındaki dört yaşındaki bir çocuk casusluk ile suçlanarak ölüme mahkum edilen üç kişinin infazını gerçekleştiriyor. IŞİD tarafından “İslam Devleti’nin başkenti” olarak ilan edilen Rakka’da kayda alındığına inanılan videoda, İsa Dare, saç bandı takmış olarak kamuflaj giysiler içinde ekranlara yansıyor. İsa Dare, “Burada kafirleri öldüreceğiz” diye bağırıyor ve tekbir getiriyor.
Cumhuriyet gazetesinin haberine göre videoda, elleri kelepçeli “üç casus” çölün ortasındaki bir otomobile konuyor ve sonra araç dört yaşındaki İsa Dare tarafından havaya uçuruluyor. Gazete, İsa Dare’nin, geçen Ocak ayında ve bir İngiliz’in infazını gösteren bir başka videoda görüldüğünü de yazdı. Son videoda, yüzü kapalı bir başka cihatçı militan İsa Dare’ye eşlik ediyor ve İngiltere Başbakanı David Cameron’u tehdit ediyor. Bu militan, “Duvarlarınız veya güçlendirlmiş kaleleriniz olmasa, bizler ile asla savaşamazsınız” diyor.
Diğer bazı İslamcı terör örgütleri, çocukları canlı bomba olarak savaşa sürmesiyle biliniyor. Hizbullah gibi diğer bazıları ise hayvanlara bomba yükleyerek “düşmanın bulunduğu yerleri hedef almasıyla” tanınıyor.
“Global İslam Devleti” yaratma fantazisine sahip olan IŞİD, tüm Müslümanlar’ı temsil ettiğine ve onlar adına hareket ettiğine inanıyor. Ancak, İranlılar gibi Şii mezhepten olan Müslümanlar kategorik olarak dışlanıyor. IŞİD’in “halife” olarak ilan ettiği lideri Ebubekir El-Bağdadi, kendisini “Allah’ın yeryüzündeki temsilcisi” olarak gösteriyor.
IŞİD şeytana taptıkları iddiasıyla bütün Yezidiler’i öldürmeyi hedefliyor. IŞİD militanları yüzlerce Yezidi kadına tecavüz edip seks kölesi haline getirmişti. IŞİD, Yezidi kadın ve çocukların diri diri gömülmesine onay veriyor. IŞİD kendi İslam yorumunu ve anlayışını kabul etmeyenlerin öldürülmesi gerektiğini savunuyor.
IŞİD inanışına göre “cennete giden yol” şiddetten geçiyor. IŞİD gelecek beş yılda üç kıtaya (Asya, Avrupa ve Afrika) hakim olmayı hedefliyor. 

Yaşam – Doğum – Kadın Hastalıkları